19 Ocak 2026

Yas


Bugün içimde eski bir kapı aralandı. Yıllardır sustuğunu sandığım bir ses, hiç beklemediğim bir anda geri döndü. Meğer insan bazı acıları unutmuyor, sadece üstüne başka hayatlar seriyormuş. O örtüler inceymiş; tek bir rüzgâr yetiyormuş dağılmalarına.

İçimde adı konmamış bir sızı dolaştı gün boyu. Kimseye anlatamadım. Zaten anlatmak da istemedim. Çünkü bazı duygular dile değince küçülür; kelimeler onlara dar gelir. Benimkisi kelimeye sığmayacak kadar eski, anlatılamayacak kadar kırılgandı.

Özlediğimi söyleyemem. Bunu ne birine fısıldayabilirim ne de bir cümlenin içine koyabilirim. Söylesem her şey daha gerçek olacak, daha ağırlaşacak gibi geliyor. O yüzden susmayı seçiyorum. Susmak bazen en güvenli liman, en dürüst itiraf.

Bugün anladım ki insan, en çok kendi içinde kaybolan yanına yas tutuyor. Geçmişe değil belki, ama geçmişte bıraktığı o yarım hâle… Hayat ilerliyor, takvimler değişiyor, fakat kalbin takvimi başka işliyor.

Akşam olurken içimde garip bir yorgunluk vardı. Ne yeni bir acıydı bu, ne de eskisi gibi. İkisi arasında, adı olmayan bir yerde durdu. Belki yıllardır taşıdığım görünmez bir yük bugün kendini hatırlattı sadece.

Bazı şeyler söylenmez, duyurulmaz, kimseye bildirilmez. İnsan onları sessizce taşır; kendi göğsünde saklı bir mevsim gibi. Bugün o mevsim, kısa bir an için yeniden geçti içimden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder