Şanslıyım;
Çünkü pat diye dışarı çıkabildiğim ve samimiyetinden sual etmediğim dostlarım, arkadaşlarım var.
Üstelik aynı şeylerden haz alıyor, aynı şeylere üzülüyor, seviniyoruz...
Bu akşam o güzel dostlarla, pat diye dışarı çıkabilmek, "Menengiç Kahvesi" ile başlayan, ve Tahmis Kahvesi'nin özel Elma çayı, Gaziantep'in yine özel Zahter çayı, özel yapım nargile ile devam eden muazzam bir sohbet , arkasından da sonradan görmelerin ya da popülarite budalalarının beğenmediği/beğenmeyeceği salaş ama doğal küçücük bir esnaf lokantasında belki de yenilebilecek en güzel beyranın keyfini yaşamak da bu örneklerden bir tanesi...
Unutmadan; bir şehrin lezzeti alışveriş merkezlerinde, lüks restoranlarda, lüks mağazalarda değil; o şehrin doğallığında ve kendi insanlarında saklıdır.
"Salaş" diye, "küçük" diye mekanlara laf atan, etiket ve markalarla kafayı bozmuş tipler o tadı anlayamaz, yaşayamaz...
Memleketime gelin, görün, tadına varın ve mutlu bir şekilde evinize dönün... :)
Ve ben, ansızın gelişen, her saniyesi dolu dolu, keyifli bir etkinlik sonrası, yüzümde mutluluk ve üzerimdeki hoş ağırlıkla evine dönen şanslı insanım...
ne güzel... sosyal hayat ne demek onu bile unuttum çoktan..ansızın yapılan aktiviteler üniversitede kaldı maalesef..iş hayatı zor...
YanıtlaSilHayatı canlı tutmakta ısrarcıyım ben, biz :)
YanıtlaSil