Zamanın akışında bir yankı gibi, bazen fısıltı, bazen çığlık.
Bu özlem nerede başlar, nerede biter, belirsiz. İleri geri salınmıyor artık; daha çok durmadan dönen bir girdap, iç içe geçmiş hislerin koyu bir dalgası.
Bir an, bir yüz, hiç yaşanmamış bir olasılığın soğukluğu… Hepsi aynı anda dokunuyor.
Belki de bir zamanlar sahip olunamayanın gölgesiyle konuşmak gibi.
Anılar, belki hiç yaşanmamış anımsamalar, zihnin kıvrımlarında soluk bir ışık gibi titreşiyor. Netlik aramak boşuna; çünkü hatırladıkça değişiyor, değiştikçe derinleşiyor.
Sessizlik bile bir yankı içimde, bir isim olmadan çağırıyor beni. Özlem, işte o çağrının cevapsız kalan tarafı. Ruh halim, o cevabın eksik parçasıdır belki de.
Hiçbir zaman tam olmayan, her zaman biraz eksilen bir şey gibi.
Ama yine de kalıyor derinlerde, görünmeyen ama hissedilen bir iz gibi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder