Serde Ferhat'lık olunca, hava durumu da 38 dereceyi gösterince; şehirde durulur mu?
Kaptık çadırları ve yine vurduk dağlara. Bu defa otağı Sersem Yaylası ve Başkonuş Zirve'de kurduk. Herkes sıcaktan yanarken, biz sisler, yağmur damlaları ve 15-20 derecede mışıl mışıl uyuduk.
Yeni dostlar edindik, güzel havalar tutturduk.
Salıncakta sallanamamanın acısını hamakta, karantinada çakılı kalmanın acısını da zirveye yürüyerek çıkardık.
En güzel havaları, en güzel semaver çaylarıyla ve közde kahvelerle taçlandırdık, tatlandırdık. Ciğerlerimize bol bol mis gibi hava doldurduk.
Oğuz Kağan'ın muziplikleri, bitmeyen enerjisi de ayrıca renk kattı.
Bu güzel haftasonundan geriye ballandıra ballandıra anlatılacak çok şey kalmış olsa da, yeni kamplarda ve tatlarda buluşmak dileğiyle muazzam bir kampı daha noktaladık.
Dipçe; Atış talimi sırasında herhangi bir canlı zarar görmemiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder